Güzel Sözler

Belki hiç bir şey yolunda gitmedi ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi!

Gül biraz; bunca keder, bunca gözyaşı dinsin, gül biraz; şu gök kubbe kahkahanı işitsin. Her gidenin ardından koşmaya değmez hayat, gelecekleri bekle, gidecek varsın gitsin.

Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!

İnsan geride bıraktıklarını özler, sahip olduğundan sıkılır, ulaşamadığına tutulur. Genelde ulaşılmaz olan hep aşk olur.

Salatalığın kabuğunu soymak, onun hıyar olduğu gerçeğini değiştirmez.

Bu kadar yürekten çağırma beni. Bir gece ansızın gelebilirim. Beni bekliyorsan, uyumamışsan, sevinçten kapında ölebilirim.

Nankör insan her şeyin fiyatını bilen hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.

Biz birbirimize dönmüş iki ayna gibiyiz. İçimizde binlerce olsa da görüntümüz biz sadece birbirimizi görürüz…

Gittiğin yerde boşluk dolduran değil, gittiğin zaman boşluğu doldurulamayan ol.

Eğer aç ve kimsesiz bir köpeği alıp bakar ve rahata kavuşturursanız sizi ısırmaz. İnsan ve köpek arasındaki temel fark budur.

Bir ilişkiyi kadın başlatır, kadın bitirir. Ama başlatan ve bitiren aynı kadın olmayabilir.

Bir tohum verdin çiçeğini al. Bir çekirdek verdin ağacını al. Bir dal verdin ormanını al. Dünyamı verdim sana bende kal.

Yalnızca kültürlü insanlar öğrenmeyi sever cahiller ders vermeyi tercih eder.

Başkalarının senin hakkında ne düşündükleri konusunda endişe duyduğun sürece, onlar senin sahibindir.

İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yalnızlık gerek.

Ben sende tattım aşkı sevdayı ben sende anladım birini sevip onun olmayı bu bendeki sen hep yaşayacak

Başkasının önünü aydınlatırken kendi yolumuza da ışık tutarız.

Aslında her insan bir romandır ve biraz kahramandır. Gün gelir anlar ki, harcadığı tek şey hayalleri değil, zamandır…

Uçurtmalar rüzgâr gücü ile değil o güce karşı koydukları için yükselirler.

Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.

Eğer her zaman yaptığını yaparsan, her zaman elde www.anlamli-guzelsozler.com ettiğinin aynısını elde edersin, daha fazlasını değil

Dünyadaki hiçbir çıkar, verdiğiniz sözü tutmamaya veya kendinize olan saygınızı kaybetmeye değmez.

Bizi biçimlendiren hayatımızdaki olaylar değil, bu olaylar karşısında geliştirdiğimiz inançlardır.

Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır. (Hz. Ömer Ra.)

Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem, kimse müdahale etmesin aşka. Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka.

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim…

Bir gün gelir de unuturmuş insan en sevdiği hatıraları bile… Bari sen her gece yorgun sesiyle, saat on ikiyi vurduğu zaman, beni unutma. Çünkü ben her gece o saatlerde seni yaşar ve seni düşünürüm…

2 duble rakıdan sonra herkes herkesi sever, söyle ona beni kahvaltıda sevsin…

Seni soruyorlar. Öldü mü diyeyim yoksa dönecek mi? İkisi de imkansız değil mi? Çünkü biliyorum asla geri dönmezsin. Ve biliyorsun sen benim için asla ölmezsin.

Ya farkıma vardığında, farkın kalmamış olursa?

Bir gül kadar güzel ol ama dikeni kadar zalim olma… Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öldür; ama asla yaralı bırakma…

Aşkın her halini gördüm, artık ne hali varsa görsün…

Üzgünüm diye başlayan bir cümle duyarsanız şayet, hazır olun cümlenin sonunda üzgün olan tek kişi siz olacaksınız…

Kaçınız, çırılçıplak bedenler karşısında yalnızca gözlere baktınız… Sorsalar, güya hepiniz âşıktınız…

Bazı insanların kaderi istiridyeye benzer, kalplerinde sakladıkları bir inci için, köklerinden sökülürler.

O kadar güzel unutmuştun ki beni, hatırlatmaya kıyamadım…

Hayata karşı ilk küskünlüğümüz, yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar…

Öyle bir gel demelisin ki, mesafeler anlamını yitirmeli.

Yağmalandı kalbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasılsa işte öyleyim…

Sen böyle güzelken bana söz düşmez bakma, şiirler yazdığıma.

Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer içsen de tükenir içmesen de, bu yüzden hayattan tat almaya bak: Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da.

Gerek yok her sözü, laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.

İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!

En ağır işçi benim; gün www.anlamli-guzelsozler.com yirmi dört saat, seni düşünüyorum.

Dudağında yangın varmış dediler, ta ezelden yayan koşarak geldim. Alev yanaklara sarmış dediler, sevda seli oldum; taşarak geldim.

Giden gitmiş, hüznü ayaklandırmak boşuna…

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. www.anlamli-guzelsozler.com/Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak.

Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek olabilir…

“İyi insan lafın üstüne gelir” demişse eskiler ve ben sürekli seni konuştuğum halde gelmiyorsan; demek ki iyi bir insan değilsin.

Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim. Sensiz boğazımdan geçmiyor.

Bir kere sevdaya tutulmaya gör; ateşlere yandığının resmidir. Aşık dediğin, mecnun misali kör; ne bilsin alemde ne mevsimidir.

Kelebek misalidir anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük!

Biliyorum, sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla, dünya sana dar. Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var.

Gözler yaşarmadıkça gönüllerde gökkuşağı oluşmaz.

Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.

Aşk; kelime değil bir cümledir. Kurmak içinse, özneyle yüklem değil, iki yürek gerekir.

Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan benimle meydan oku her çaresizliğe benimle uyu, benimle uyan birlikte varalım on üçüncü aylara…

Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan bir günahı, seni beklediğim kadar.

Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.

Hayat yolunda çıplak ayakla dolaşma hayal kırıklarım ayağına batabilir.

Terk etmedi sevdan beni, aç kaldım, susuz kaldım, hayın, karanlıktı gece. Can garip, can suskun, can paramparça. Ve ellerim, kelepçede, tütünsüz uykusuz kaldım, terk etmedi sevdan beni.

Boğazıma takıldı sevdan. 3 kere sırtıma vur helal de; alışık değilim harama, ondan olacak herhalde.

Toplumun genelinin neler döndüğünden haberi yoktur. Hatta haberi olmadığından bile haberi yoktur.

Benim şiirlerim çay kokar, düşlerim sade sen. Demlikte nefesin, bardakta gamzen…

Alt yapısı olmayan bir şehir gibiyim. Ne zaman hüzünlensem gözlerimi su basıyor. Ve ne zaman seni düşünsem, kalbimin trafiği aksıyor.

Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık ”sevda” da boğulur…

Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca âşık olup seni düşündüm.

Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye “yar” denilir.

Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.

Aydınlık neyin oluyor senin, gökyüzü akraban filan mı? Beni bulur bulmaz gözlerin şimşek çakıyorum yalan mı?

Ne demiş şair. Mutluluğu benimle bulan benimdir gerisi misafir.

Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi.. Ve aşk öyle haindir ki; nerde imkansız varsa gider onu sever.

Bir merhaba yeterdi tanışmamıza, yüreğinde aşk kadar cesaret olsaydı.

Yolunu değiştirmeden gittiğin sürece, ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur…

Gençliğimi sadaka verdim şu dilenci yıllara.

Bugün dünyayı istediğin renge boya, bu rengi insanlara tüm sevginle dağıt, kendini sevginin bir rengi diye tanıt, çünkü senin varlığın sevgiye en güzel kanıt.

Bazı anlar vardır unutamazsın. Tekrarını istersin ama pozisyon kaçmıştır…

İki damla gözyaşı düştü gülüme, sonra kurudu tuzu kaldı geriye, denizleri aşıp aşkıma yol aldı bir umutla yeşerip tekrar açacak diye.

Ne kadar seversen, o kadar sevilirsin derken kafan mı güzeldi.

Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine bütün insanlara senin gözlerinde ışıldayan bir çift yıldız gönderirdim.

İsteseydi yazardı, çıkar gelirdi. Seven adamın önünde dağ olsa durmaz.

Sevdiğin insan yangının oldu diye yanmayı sevmişsin. Çünkü vazgeçmek kitabında yok.

İnsanları en ihtiyaç duyduğu zamanda yalnız bırakıp, en ihtiyaç duyduğunuz anda geri dönüyorsunuz, bi zahmet hakettiğinizi yaşayın.

Bir süre sonra hissetmemeye başladım. Eskiden olsa delireceğim şeylere tepki veremez oldum. Bu da benim yenik zaferim.

Vazgeçilmez olan sen değilsin, vazgeçmeyen benim.

Boşluğa dalıp “ben bunları hakedecek kadar ne yaptım” diye saatlerce düşüneceksin. Düşeceksin, sonsuz kere.

Seni benden başkası nasıl böyle güzel sevsin. Sevemez işte hiç kimse. Bitmeyelim biz.

“Sevildiğime inandım yine aptal gibi.” cümlesindeki kırgınlığı anlatamam.

Ben hiçbir şeyi görmezden gelmem, ben hiçbir şeyi unutmam, ben bana yapılanı affetmem. Ama seni, defalarca, hatta her defasında.

Ne kadar fedakar olursanız olun, gün gelir adı “yapmasaydın” olur.

Her şey için ‘neyse önemli değil’ demekten ciğerim soldu.

Otobüste cam kenarına oturup, dışarıyı izleyip sevdiğin şarkıları dinlemenin birçok şeyden daha çok huzur verdiği gerçeği.

Gün sayıyorum ve gün saymanın insanı delirttiğini öğrendim.

Gereksiz insanları hayatınızdan çıkartabilecek kadar cesur olduğunuzda, iyi şeyler sizi bulacak ve bunlar bir tesadüf sonucu olmayacak.

Hissettiklerimi anlatamıyorum, en kötüsü de bu zaten.

Gülüşünü ayrı, kendisini ayrı seviyorum.

Utangaç olduğum için bir sürü şey kaybettim ben.

Ön yargılarımı seviyorum sonunda hep doğru çıkıyor.

Boşver mesafeleri. Ben sesine bile sarılırım.

Değer verdiğim insanların en ufak haraketine bile kırılıyorum sonra içim paramparça oluyor.

Ne bok olduklarını yüzlerine vurmadığımız için, kendini kusursuz sanan insanlar var.

Erkek dediğin en küçük bir şeyde kıza arkasını dönüp gitmez.

Anlayacaksınız arkadaşlar. Hasretini çektiğiniz insana sarılamadığınız için kaburgalarınızın özlemden çatladığı zaman anlayacaksınız.

Saniyeler sonra neler olacağını bile bilmeden, yıllar sonrasına hayaller kuruyoruz.

Yazmasını beklediğim kişi dışında herkes yazıyor.

Kimseyi kafanızda büyütmeyin. Daha iyisi her zaman vardır ve daha iyisi geldiğinde tüm geçmiş geçmişte kalır.

Bazılarının gerçek halini bilmesek yaptığı rolleri yicez ama çok şükür kimin ne olduğunun farkındayız da gülüyoruz hallerine.

Bazen, kimini tanıdığına pişman olursun, kimini de geç tanıdığına.

Güçlü olmayı ben seçmedim, sürekli güçlü olmak zorunda bırakıldım. İşte tam bu yüzden şimdiki iplemez tavrım kimseyi gücendirmesin.

Zorlayınca olmaz, nasipse olur.

Şu sıralar istediğim tek şey; Hayatı birkaç yıl ileriye sarmak.

Güvendiğin insanın yaşattığı kırgınlık affedilse bile unutulamaz.

Balkona çıkıp artık gökyüzüne bakmak yerine o yükseklikten yere uzun uzun baktığında anlayacaksın hiçbir şeyin yolunda olmadığını.

Doğru olanı yapmak zorunda değilim. Mutluysam bitmiştir.

Kız dediğin kıskandım demez, burnundan getirir.

“Açık konuşucam.” dediğimde bile karşımdakinin kalbi kırılmasın diye bazı sözlerimi yutan bir insanım.

Yediklerini fakirler ile paylaşan nesillerin, yediklerini sosyal ağlarda paylaşan torunları olduk..

En yakın arkadaş; Siz söylemeden sıkıntınız olduğunu anlayan, siz istemeden yardımınıza koşan, sizi sizden iyi tanıyandır.

İnceldiği yerden kopması neyse de, en sağlam zannettiğin yerden kopunca ayrı üzülüyor insan.

Tesadüfen tanıştığın insana bir bakıyorsun her şeyin olmuş.

Doğru insanı bulmak için doğru insan olmak lazım önce bunu öğrenin.

Karşınızdaki sizi hayatında nereye koyuyorsa siz de onu tam oraya koyacaksınız ne eksik ne fazla.

Bence dünyadaki en büyük adaletsizlik; Senin çok istediğin bir şeyi başkasının hiç çaba sarf etmeden ulaşabiliyor olması.

Kimseyi kırmayalım derken paramparça olduk be kardeşim.

El bezine dokunmaya tiksinen kızlar için gözünü kırpmadan elini lavaboya daldıran kızları üzdünüz beyler.

Hep böyledir bu işler, menfaati bitenin muhabbetide biter.

En zor günümde tek başıma kahkaha atmayı başarabildiğimi farkettiğimden beri hiçbir insanın varlığı da, yokluğu da umurumda değil.

Olmamış “insanları” koparmayın dalından..

Çok şey görmüş olabilirsin ama sonradan görmüşsen büyük sıkıntı.

Beklersen sadece sana geleni alırsın; ama gidersen herşeyi.

Benim en büyük zenginliğim evden çıkarken arkamdan dua eden bir annem olması.

Erkekler ağır kızlardan hoşlanır evet, ama kendine karşı ağır olanlardan değil de başkalarına karşı ağır olanlardan.

Bir insandan beklediğim tüm güzel özellikler çayda var.

Her şeyi yapacak kadar istekli, hiçbir şey yapamayacak kadar yorgunum. İşte hayatımın özeti.

Bir şeyler yolunda gitmiyorsa belki de yolu değiştirmenin zamanı gelmiştir.

Tuvalete diye kalkıp hesap ödeyen adamları üzdünüz.

İnsanlara güvenip hayal kırıklığına uğramaktansa, güvenmeyip yanılmadığımı görmek daha keyifli.

Bir süre sonra insanların yaptıklarına sabretmeyi değil, görmezeden gelmeyi öğreniyorsun.

Konuşmak için uykusuz kaldığımız insanın “Ben yatıyorum, iyi geceler” demesi kadar bencil hayat.

Ağzı bozuktan değil, karakteri bozuktan korkmak lazım.

Az kişiye güvenmek en büyük sigortadır.

Hayattaki en güzel şey; Tüm kusurlarınızı bilmesine rağmen sizin hala muhteşem olduğunuzu düşünen birisinin olmasıdır.

Ölümlü bir dünyada ölümsüz bir aşk için göze alabileceklerimden korkuyorum.. İşte elimi kolumu bağlayan şey bu.

İnsan kaybetmekten korktuğu şeyler uğruna yaşar. Hayatta kalma mücadelesinin esas sebebi elindeki değerleri koruma içgüdüsüdür.

Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun; tek kanatla uçulmaz zaten.

İnsanlara ne kadar muhtaç olursam, onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu.

Çok dostum var, var benim. Yeterki işleri düşsün.

Kapı ısrarla açılmıyorsa, açman gereken bir başka kapı var demektir.

Kötü bir bardak kahve bile, kahvesizlikten çok daha iyidir.

Ölü gibi yaşarken bile aklını kaçırmak mümkün.

Özlemin azı çoğu olmaz. Ağırdır işte!

Bakıp görmemek, ayakta uyumak yada körlüktür.

Evrenin öyle bir işleyişi vardır ki, bazen hiç ummadığınız birinin sesine teslim olursunuz.

Büyük kalpler nedense çok zayıf oluyor.

Harika bir şarkı olabilirsin. Ama kendini dile getirmezsen kimse seni dinleyemez.

Başını omzuma yasladı. Ve evrendeki tüm taşlar yerine oturdu.

İnsan kalbini tuhaftır; Kırıla kırıla sağlamlaşıyor..

Normal insanlardan korkarım ben.

Beni anlayın, sevmeseniz de olur.

Hiç olmayı göze aldığında, hepsi olmayı öğrenirsin.

Kitaplarını al gel. Kaçalım buralardan.

Geride bıraktıklarını düşünmüyorsan muhtemelen doğru yolda ilerliyorsun.

Senin derdini baştan savan değil, senin derdini kendi derdi gibi görendir dost.

Bir insan gördüğü en samimi şeye nasıl kızabilirdi ki!

Kuşlar kadar özgür hissedebileceğimiz tek yerdir kitaplar.

Asıl marifet buluttaydı ama herkes yağmura şiir yazdı.

İnsan unutkandır bunu unutma.

Tek bir kişinin yokluğu, çevrendeki tüm çokluğu hiç yapar.

Kötü zamanlar için, iyi dostlar biriktirin.

Sen hayatı yaşa. Akıp git..

İnsan aklındakilerle gündüzleri, yüreğindekilerle geceleri uğraşırmış..

Hiçbir özgürlüğümüz yok, kimi seveceğimiz konusunda bile.

Okumak gıdadır. Okuyan insanlık, bilen insanlıktır.

Kimin peşinden gittiğine dikkat et! Belki o da yolunu kaybetmiştir.

Az ağlıyoruz. Dünya bu yüzden çok kirli.

Bilgi sürekli değişir ve ancak deneyim seni güncelleyebilir.

Hayata tanık ya da seyirci olma, yaşa!

Yeniden doğmak için, ölmeli insan bir kere.

Duygulandırıcı ve esrarengiz bir şekilde merak uyandırıcı.

Dünyada kazanmış görünüp de ahirette kaybedenlerden eyleme Allah’ım..

Lafa gelince “ahir zaman” Namaza gelince “yok ki zaman”..

Herkesin işine yaradığın kadar iyisin şu hayatta!

Şiir okumayı bıraktım. Daha az kokuyor diye sigaraya başladım.

Vazgeçmenin, düşünmemenin, düşlememenin, düşmemenin rahatlığını hissettim… Sonsuza dek vazgeçtim…

Bir kaç sayfalık kitap gibiyim; Yüreğine hitap ettiğim halde, anlaşılamamaktan bitap düşmüş.

Bir kadın mutsuzsa büyük ihtimal mantığıyla hareket ediyordur…

Gözlerinde unuttuğum bir şey var dudaklarımda sana söylemediğim.

Islanmayacağın yağmurlar bırakıp ardında gittin. Beni de yağmuru sever gibi mi sevdin? Hep kaçarak hep uzaktan..

Şu seni seviyorumlu fıkralarda güldürmüyor artık..

Beklemek güzeldir, ama doğru durakta..

Çok sevdiğime değil, bilmemene yanarım, seni gördüğüm her gün içten içe kanarım..

Yazı yazmayı öğrenmek, herşeyden önce düşünmeyi öğrenmektir.

Her hayal; İnsanı yeni bir umuda taşır…

Gül sunan bir elde daima bir miktar gül kokusu kalır.

Herşeyi bildiğini sanma! Gerçekte çok bilgili olsan da kendine, cahilim diyebilecek cesaretin olmalı.

Aşk, içimizdeki büyük boşlukları dolduracakmış gibi gelip, daha büyük boşluklar bırakarak gider.

Mutlu olduğunuz zaman, size bu mutluluğu veren faziletleri sonradan kaybetmeyiniz!

Güzel Sözler, Sevgiliye Güzel Sözler

Giden bir kere gider ama çok sevmişsen eğer sen o gidişi her hatırladığında yeniden terk edilirsin…

Bir çay ver âzizim, Duâmızda yaşayan insanların duâsında olmadığımız için,

Kalışları, bitişleri, bekleyişleri, gidişleri ahirete saklayanlar için…

Aramızdaki mesâfenin adıdır nâsip. Herkes birbirine nâsibi kadar uzak, nâsibi kadar yakın..

Aşık olmakla sevmek arasındaki farkı sormuşlar (?) Cevaplamış Şems: Senin baktığına herkes bakar; ama senin onda görebildiğini herkes göremez. Herkes aşık olabilir; ama hiçkimse senin gibi sevemez. Tek fark sensin. Seni özel kılan sevdiğin değil, sevgin…

Ben neye sevdalıyım böyle, bilmem.. Binlerce yıldız kayıyor kanımda..

Sevdiklerinize uçmaları için kanatlar, geri dönebilmeleri için kökler verin. Ve de yanınızda kalmaları için nedenler.

Gizlice sevgilim, yaşam kadar acı. Canımı tutuşturan özlem gibi. Özlüyorum derin yokoluşta.

Gizlice sevgilimi Özlemek, umut etmektir aslında. Umut etmekte, özlemekte çok insanca…

Yine şafak söküyor. Uykuların unuttuğu gözlerim yine tavanda..

Gülüşünden ver, ömrümden al.

Gel seninle bir kez daha ağlayalım. Yaşanmışlara, yaşanmamışlara. Birde hiç yaşanmayacaklara…

Güzel Sözler Facebook, En Güzel Sözler, Kısa Güzel Sözler



Baksana geçmişe ne çok anıyla yüklü. Nerde o taverna nerde sinema? Harcanmış zamanlar yeniden yaşanmaz ki. Geç kaldıktan sonra arama boşa!

Kalbi yorgun olanın dili keskin olurmuş. Ya kalbi yorgun olanın yanında olmayacaksın, ya da yanında olduğunun Kalbini yormayacaksın.

Ben sana baktığımda, hissettiklerimi kelimeye dökebilsem kendimi anlatmayı becere bilirdim. Beni ifade edemeyen kelimelerin acizliğini sana havale ediyorum Allahım.

Hayırlısı ne güzel kelime.. Önlem alınmış.. Mücadele edilmiş.. Gerisi en yüce makama havale edilmiş…

Can çekişme; sevdiğinle birlikte söylediğin şarkıyı, sevmek zorunda kaldığın biriyle sevişirken dinlemektir..

Sonra çay bize bir gerçeği daha öğretti. Bekleyen herşey soğur. Acır ve bayatlar..

İnsan en çok sevdikleriyle sınanır.

İnsanın düşünenleri olmalı; Merak edenleri Hesapsız kitapsız değer verenleri Uzakta olunca özleyenleri Sesini duyunca sevinenleri olmalı.

Bazen en güzeli her şeyin güzel olması için dua edip uyumaktır.

Birbirimizi görmezden gelsek, yüreğimiz de selamı keser mi acaba?

Seni üzeni sen üzemezsin. Bu hep böyledir.

Unutma, önce kaybetmekten korktuklarını kaybedersin bu hayatta.

Güçlü bir kız olmayı en güzel annemden öğrendim. Ve annem, hayatımda görebileceğim en güçlü kadındır. Onca olan olaylara rağmen.

Bir daha sevemeyecek kadar kırıldım, ve bir o kadar da inancımı kaybettim.

Bir şey var, adını koyamadığım. Kırılmaktan öte, parçalanmak gibi. Toplamaya çalıştıkça dağılıyorum. Bir şey var, halledemiyorum.

“Ya ben sana güvenmiştim” ne kadar acı bir cümle.

Kabullendim artık. Bugün yoktu, yarın da olmayacak.

Adam sevmeyi öğrendi ama kadın çoktan gitmişti.

Eski kafalı birini istiyorum. Hayatını bir kişiye adayan, sevmek ve sevilmenin her şeyden daha güzel olduğuna inanan birini istiyorum.

Üzüntün hiç ağlayarak anlatamayacağın kadar derininde oldu mu? Uyumanın sadece ertelemek olduğunu bile bile uykuya daldın mı?

Bir süre sonra hissetmemeye başladım. Eskiden olsa delireceğim şeylere tepki veremez oldum. Bu da benim yenik zaferim.

Gerçekten senin olan, senden başkasına gitmez.

Seven insan vazgeçmez.

Bazen hiç bir şey olmamış gibi devam edersin ama içinde fırtınalar kopar.

Bir çift göze aşık olursun, diğer bütün gözlere kör.

Ama fazla da üzülme, hayat bitiyor bir gün.

Benimle güzelsin, bensiz tırı vırı.

Dünyanın en ağır yüküdür, aklı sende olmayanı yüreğinde taşımak.

Kurnazlık, kendi kusurlarımızı gizleme ve başkalarının zayıf taraflarını keşfetme sanatıdır.

İnsanlar kendilerini avutan, hoşnut eden ya da onlara bir çıkar vaat eden her şeye inanırlar.

Uçurumun kenarında dertleşeceğin her kimse ise, dostun da o`dur.

Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı.

Hayat bir kurmacadan ibaret. Maske ve roolleri en baştan verilen.

Ağla utanma.. kafanda taşıyıp büyüteceğine dertlerini; gözyaşında taşı.

Bağışlanmış hüzünlerimiz var sepet sepet, üzül üzül bitmiyor.

Şimdi özlediğim yerden uzanayım sana.. Sustuğum şiirden sarılayım boynuna.. Tam da şimdi.. Unuttuğum şarkıdan öpeyim seni.

Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, söyleyeyim.. Annemdir!

Allah bizi her an duyuyor ve işitiyor. Asıl mesele bizim O`nu duyup duymadığımız.

Hayat, seni kendinden uzaklaşmaya başladığında yakalar ve öyle bir köşeye sıkıştırır ki kaçamazsın.

Gittiğin yolun farkında olmazsan, tesadüflerin kurbanı olursun.

Bir insan birini yalnızken hatırlıyorsa sevmemiştir. Ansızın aklına getirip yalnızlaşıyorsa işte o aman sevmiştir.

Kime koşarsın canın yandığında? En sevdiğine mi? Seni en çok sevene mi?

Herkes beni keyfi yerinde, daima gülen biri sanır. İşte bunun için yazılarım çok dertlidir.

Gidenler sevinçliydi. Geride bıraktıklarına karşı ayıp olmasın diye üzgün görünüyorlardı. Ama yalandı!

Hayat tek kullanımlık çay poşetine benzer. Kimi iyi demlenir, kimi çarçur olup gider.

Beklemek, duymayan birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız..

Hiç yenilmemiş insanlar vardır. Onlar hiç savaşmamış olanlardır.

Herkesin yanımda olduğu kadar kalabalık değilim, senin yokluğun kadar yalnızım.

Susmak!.. Bazen hatadır. Bazen hayadır. Bazen sükutta saklıdır, en derin kırgınlıklar.

Olmayacak insanlarla olmayacak hayaller kurduğum için en çok da kendimden af diliyorum.

Artık dönüp ona bakmak istemiyorum, bir defa daha umuda kapılmamak için, bir defa daha hayal kırıklığına uğramamak için.

Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen, yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun o kadar!

Hissettiği acizlik, kendi varoluşunun yetmezliği, o kadar ağırdı ki, bu his fiziksel acıya dönüşmeye başlamıştı bile.

Unutma; İnsanlar senden beslendikleri için yanında olacaklar. Ama sen, yüreğinden beslenenin yanında ol.

Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. Yürüceğim de, bas ve yürü!

Pek çoğumuz hayallerimizi yaşamıyoruz. Çünkü korkularımızı yaşamakla meşgulüz.

Gözlerime bakıp da yapılan sahte bir gülücük yerine, yüzüme karşı gösterilen gerçek bir nefreti tercih ederim.

Her şeyim bir bedeli vardır, istenmeyen şeylerin bedeliyse çok daha ağırdır.

En zor günümde tek başına kahkaha atmayı başarabildiğimi farkettiğimden beri, hiçbir insanın varlığı da, yokluğu da umrumda değil.

Mevsimin suçu yok, yokluğun soğuk…

Bir erkeği normalde ağlatması zordur. Ama erkek ağladığında asla sahte olmaz gözyaşları..

İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de gönlümden de düşen düşene..

Özlemek mi, sana benzeyen her şiire sarılasım geliyor…

Sen benim en güzel derdimsin, içime attığım.

Gitmiştin.. Kime gittiğin değil, ne için gittiğindi merakım.

Sen çok sev de bırakıp giden yar utansın. – Necip Fazıl Kısakürek

Yaradan usanmayanı bıçak nerede olsa bulur.

Çocuk olsam yeniden.. Bir tek düştüğüm için acısa içim, ve kalbim; Çok koştuğum zaman çarpsa sadece.

Bilinmedik bir hüzün var içimde. Bir gariplik.. Ya ben fazlalık bu şehirde, ya da biri eksik…

Seven adam alır götürür, seviyor musun diye sormaz.

Canım cennet çeksin diye sanki gözlerin…

Gitmekle gidilmiyor ki… Gitmekle gitmiş olamazsın; Gönlün kalır, aklın kalır, anıların kalır…

Sevmek için ‘yürek’ sürdürmek için ’emek’ gerekir…

Sana küsüp, trip atıyorsam bilki değerlisin. 🙂

Ben seni bir damla sudan kıskanırken; meğer sen ne yağmurlarda ıslanmışsın.

Sen azıcık sevseydin üstünü ben tamamlardım, vallahi yapardım.

Aşk layık olmaktır sahip olmak değil.

Boşver arkadaş gülüşü yeter bize!

Gidelim mi beraber?

Hani böyle mutlusun ama değilsin gibi.

İnancın ötesinde çok büyük bir korku; korkunun ötesindeyse çok güçlü bir inanç vardır.

Nasıl özlediğimi anlaman için yerimde değil, yanımda olmalısın.

Kim demiş aşk uğruna ölmek zor? Uğruna ölünecek aşk bulmak zor.

Görsen hayalimdeki seni, kıskanırsın.

Özlemek, ölmek’ten sadece iki harf fazla be çocuk.

Eski aşklar yanmış, sönmüş kömür gibi gayet kolay alev alır.

Tahir olmak da ayıp değil, zühre olmak da, hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte, yani yürekte. – Nazım Hikmet Ran

Unutsun beni demişsin, bu bana imkansız geliyor. Çünkü unutmam için önce seni hatırlamam gerekiyor.

Aslında sevdiğimiz kadar seviliyoruz. Biz birini çok seviyoruz. Başka biri bizi çok seviyor. Sorun sevgide değil, sadece denk getiremiyoruz.

Bir insanın sizi ne kadar sevdiği; Gösterdiği ilgiden, girdiği riskten ve verdiği mücadeleden belli olur…

Güçlü insanlar genellikle yalnızdır.

Allah nasip ettirmeyeceği şeyi hayal ettirmez. Hz. Osman ( R. A. )

Sen çare arıyorken o bahane arıyorsa, bırak gitsin.

Olası varsa olurdu. Nasiple kavga edilmez.

Tutuklu kaldığım yer kalbinse, özgürlüğün canı cehenneme…

Hayır ağlamıyorum. Seni hala sevdiğim için, yüzüme tükürüyor gözlerim..

Seni bir kere öpsem, ikinin hatırı kalıyordu. Cemal Süreya

“Aklımdasın”.. derken balığı.., “Ömrümsün” derken kelebeği anımsatır oldu insanlar artık.. Ne yazık…

Göz yaşınızı silmektense, sizi ağlatan insanı silin!..

Gel seninle bir daha ağlayalım. Yaşanmışlara, yaşanmamışlara, bir de hiç yaşanamayacaklara… Oğuz Atay
Güzel Sözler
Sosyal Medyada Paylaş